
Görsel: Çanakkale, Turkey — Plaza with Trojan Horse · CC BY 2.0
Kısa cevap
Çanakkale'de iki ayrı Truva atı bulunur. Birincisi Çanakkale şehir merkezindeki kordonda, feribot iskelesine yürüme mesafesindedir; 2004 yapımı Truva filminde kullanılan dekordur ve yapım şirketi tarafından şehre bağışlanmıştır. İkincisi Troya Antik Kenti'nin girişindeki ahşap attır ve ören yerini ziyaret edenler için yapılmıştır; merkeze yaklaşık 30 kilometre uzaklıktadır. Destanda anlatılan atın kendisi hiçbir zaman bulunmamıştır — ahşap bir yapının üç bin yıl toprak altında kalması mümkün değildir. Buna karşılık Troya kenti gerçektir: Hisarlık Tepesi'nde üst üste kurulmuş dokuz yerleşim katmanı kazılmış ve alan UNESCO Dünya Mirası listesine alınmıştır.
Çanakkale'de kaç tane Truva atı var?
İki tane. Bu, şehre gelen ziyaretçilerin en sık düştüğü karışıklıktır: biri şehir merkezinde, diğeri 30 kilometre uzaklıktaki ören yerinde durur ve ikisinin hikâyesi tamamen farklıdır.
Kordondaki at bir sinema nesnesidir, arkeolojik eser değildir. Ören yerindeki at ise ziyaretçilerin destanı somut görmesi için yapılmış bir canlandırmadır. Hiçbiri MÖ 12. yüzyıldan kalma değildir.
Kordondaki Truva atı: filmden kalan dekor
Çanakkale kordonundaki at, 2004 yapımı Truva filminin çekimlerinde kullanıldı. Film tamamlandıktan sonra yapım şirketi atı şehre bağışladı ve o günden beri sahil bandındaki meydanda sergileniyor.
Şehrin en çok fotoğraflanan noktasıdır. Feribot iskelesinden çıkan bir ziyaretçi birkaç dakikada ulaşır; çevresinde kafeler, yürüyüş yolu ve boğaz manzarası vardır. Akşamüstü kordon boyunca yürüyüş yapanların doğal durağıdır.
Dikkat edilmesi gereken tek şey, bu atın tarihî bir eser olmadığıdır. Sinema için yapılmış ahşap bir dekordur ve destanla bağlantısı yalnızca temsilîdir.
Truva filmi Çanakkale'de mi çekildi?
Hayır. 2004 yapımı Truva filminin çekimleri büyük ölçüde Malta ve Meksika'da yapıldı; Troya kenti stüdyo dekoru olarak kuruldu. Filmin Çanakkale'de çekilmiş tek bir sahnesi yoktur.
Şehirle bağlantı çekimlerden sonra kuruldu: kullanılan at bağışlandı ve kentin simgelerinden biri hâline geldi. Yani at, filmin Çanakkale'de çekildiğinin değil, filmin Çanakkale'ye bıraktığı mirasın işaretidir.
Troya ören yerindeki at
Troya Antik Kenti'nin girişinde duran ahşap at, alanı ziyaret edenlerin destanı somut görebilmesi için yapılmıştır. Merdivenle içine çıkılabilir ve pencerelerinden ören yeri görülür; özellikle çocuklu ziyaretçiler için gezinin en akılda kalan bölümüdür.
Bu at kordondakinden daha küçük ve daha sadedir. Ören yeri girişinin hemen yanındadır, ayrı bir ücret alınmaz.
Gerçek Truva atı bulundu mu?
Hayır ve bulunması da beklenmiyor. Bunun iki nedeni var.
Birincisi fizikseldir: ahşap organik bir malzemedir ve üç bin yıl boyunca toprak altında korunması olağan koşullarda mümkün değildir. Arkeolojik kazılarda ahşap ancak çok özel ortamlarda (sürekli su altında ya da tamamen kuru çölde) korunur; Hisarlık Tepesi bu koşulların hiçbirini taşımaz.
İkincisi kaynaklarla ilgilidir: at, İlyada'da bile ayrıntılı anlatılmaz. Homeros olayı geçerken anar; sahnenin tam anlatımı sonraki dönem yazarlarında, özellikle Vergilius'un Aeneis'inde gelişir. Yani at, savaştan yüzlerce yıl sonra yazıya geçmiş bir anlatı ögesidir.
Peki at neyi anlatıyor olabilir?
Araştırmacılar arasında birkaç yorum vardır. Bir görüşe göre at, dönemin kuşatma kulesi ya da koçbaşı gibi bir savaş makinesinin edebî anlatıya dönüşmüş hâlidir. Başka bir yoruma göre kentin bir depremle yıkılmasını, deprem tanrısı Poseidon'un simgesi olan atla anlatan bir mecazdır.
Kesin olan şudur: Troya birden çok kez yıkıldı ve yeniden kuruldu; katmanlardan bazılarında yangın ve şiddetli yıkım izleri vardır. Kentin gerçekliği attan bağımsızdır.
Troya Antik Kenti'nde ne görülür?
Troya tek bir kent değil, aynı tepe üzerinde üst üste kurulmuş dokuz yerleşim katmanından oluşur. En eskisi Tunç Çağı'na, en yenisi Roma dönemine uzanır. Bu katmanların yan yana görülebilmesi, alanı arkeolojinin nasıl çalıştığını anlatan açık bir kesite dönüştürür.
Ören yerindeki başlıca duraklar:
- 1Truva Atı — girişte, canlandırma. Merdivenle içine çıkılır.
- 2Doğu kapısı ve rampa — kentin anıtsal girişi; Troya VI dönemine ait taş rampa en iyi korunan bölümlerdendir.
- 3Sur duvarları — farklı dönemlere ait duvar örgüleri yan yana izlenir. Eğimli (batter) duvar tekniği Troya'nın imzasıdır.
- 4Athena Tapınağı kalıntıları — kentin kutsal alanı; bugün temel seviyesinde görülür.
- 5Odeon ve bouleuterion — Roma dönemine ait küçük tiyatro ve meclis binası.
- 6Kutsal alan (sanctuary) — kurban çukurları ve sunaklarla, kentin dinî merkezi.
- 7Schliemann yarması — 19. yüzyılda Heinrich Schliemann'ın tepeyi ortadan kesen kazı hendeği. Kazı tarihinin kendisi burada görülür.
- 8Katman levhaları — hangi duvarın hangi döneme ait olduğunu gösteren bilgi panoları; alanın anlaşılması bunlara bağlıdır.
Dokuz katman ne anlama geliyor?
Troya I'den Troya IX'a kadar numaralanan katmanlar, kentin yaklaşık üç bin yıl boyunca sürekli yerleşim gördüğünü gösterir. Her katman bir öncekinin üzerine kurulmuştur; bu yüzden tepe zamanla yükselmiştir.
Destandaki savaşın hangi katmana denk geldiği tartışmalıdır. Araştırmacıların çoğu, yıkım izleri ve dönemlendirme nedeniyle Troya VI'nın geç evresi ile Troya VIIa üzerinde durur.
Schliemann ve "Priamos Hazinesi"
Troya kazıları 1870'lerde Heinrich Schliemann ile başladı. Schliemann destanı rehber alarak kazdı ve bulduğu altın eserleri "Priamos Hazinesi" olarak adlandırıp yurt dışına çıkardı.
Bugün bu buluntuların büyük bölümü Türkiye dışındadır. Schliemann'ın yöntemi de eleştirilir: tepeyi ortadan kesen derin hendeği, aradığı katmana ulaşmak için üstteki katmanların bir kısmını tahrip etti.
Troya Müzesi
Ören yerinin hemen yanındaki müze 2018'de açıldı. Troas bölgesinden çıkan buluntuları tek çatı altında toplar ve kazı alanında görülen taş yığınlarının neyi ifade ettiğini anlaşılır kılar.
Bu nedenle sıralama önemlidir: müzeyi ören yerinden sonra gezmek, gördüklerinizi yerli yerine oturtur. Müze binası küp biçimli, kortenden yapılmış çağdaş bir yapıdır ve mimarisiyle de ilgi çeker.
Müzede öne çıkanlar:
- Troas bölgesinin kronolojik sergisi — Tunç Çağı'ndan Roma'ya
- Kazılardan çıkan seramik, takı ve mezar buluntuları
- Troya'nın dokuz katmanını anlatan görsel kurgu
- Kazı tarihi bölümü — Schliemann'dan bugüne
- Yurt dışındaki Troya eserlerine ayrılan bölüm
Tevfikiye Köyü — ören yerinin komşusu
Troya'nın hemen yanındaki Tevfikiye, "Son Troyalılar'ın Köyü" olarak anılır. Kazı ekiplerinin uzun yıllar konakladığı köy, restorasyonla yenilendi.
Sokaklarındaki duvar resimleri ve heykeller kazı tarihine ve destana göndermeler taşır. Ören yeri ziyaretinin doğal devamıdır ve fotoğraf için birkaç dakikalık bir mola yeterlidir.
Troya'ya nasıl gidilir?
Troya Antik Kenti, Çanakkale merkeze yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta, Tevfikiye köyü yakınındaki Hisarlık Tepesi'ndedir.
Ulaşım seçenekleri:
- Kendi aracınızla — yol tabelalıdır, ören yerinin otoparkı vardır. Merkezden yaklaşık yarım saat sürer.
- Dolmuşla — Çanakkale otogarından Tevfikiye yönüne seferler vardır; sefer sayısı sınırlıdır, dönüş saatini önceden öğrenmek gerekir.
- Turla — ören yeri, müze ve çevredeki antik noktalar tek programda birleştirilir; ulaşım ve sıralama sorunu ortadan kalkar.
Giriş ücreti ve ziyaret saatleri
Troya Ören Yeri ve Troya Müzesi ücretlidir. Girişte Müzekart geçerlidir; kart Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı müzelerde bir yıl boyunca kullanılabilir. Çanakkale'de aynı kart Kilitbahir Kalesi ve Anadolu Hamidiye Tabyası'nda da geçer — bir günde birkaçını gezecekseniz kart kısa sürede kendini amorti eder.
Bakanlığın müze kayıtlarına göre ören yerinin ve müzenin kapalı günü yoktur; ikisi de haftanın yedi günü açıktır. Saatler yaz ve kış dönemine göre değişir ve aradaki fark iki buçuk saati bulur. Gişe, kapanıştan yarım saat önce satışı durdurur — kış aylarında son bilet 17:00'de satıldığı için öğleden sonra yola çıkanlar kapıyı kapalı bulabilir.
Ziyaret için pratik bilgiler
- Ören yerinde gölge azdır; yaz aylarında şapka, güneş kremi ve su gerekir.
- Alan içinde yaklaşık 1 kilometrelik bir gezi güzergâhı vardır; zemin taşlı ve yer yer eğimlidir, rahat ayakkabı şarttır.
- Bilgi panoları olmadan kalıntıları çözmek zordur; panoları okumak ya da rehberle gezmek alanın anlaşılmasını belirgin biçimde değiştirir.
- Ören yeri ile müze arasında kısa bir yürüyüş vardır; ikisi için toplam 2,5–3 saat ayırmak gerçekçidir.
- Bebek arabası zemin nedeniyle zorlanır; taşıma tercih edilebilir.
- Fotoğraf için en iyi ışık sabah erken ve ikindi sonrasıdır.
Troya'yı hangi noktalarla birleştirmeli?
Troya tek başına yarım günlük bir ziyarettir. Aynı gün içinde Troas bölgesinin diğer antik noktalarıyla birleştirmek, yolculuğu verimli kılar.
- Apollon Smintheus Kutsal Alanı — Gülpınar'da, Troas'ın önemli kült merkezlerinden biri
- Babakale — Anadolu'nun en batı ucundaki köy; kalesi, feneri ve bıçak atölyesiyle
- Eski Odunluk İskelesi (Geyikli) — sakin bir Ege kıyısı, yemek molası için
- Assos — denize bakan Athena Tapınağı ve taş sokaklı Behramkale
- Çanakkale merkez — kordondaki Truva atı, saat kulesi ve Deniz Müzesi
Merak edilenler
Çanakkale'de iki Truva atı vardır. Biri şehir merkezindeki kordonda, feribot iskelesine yürüme mesafesinde; 2004 yapımı Truva filminin dekorudur. Diğeri Troya Antik Kenti'nin girişinde, merkeze yaklaşık 30 kilometre uzaklıktadır.
Hayır. Ahşap bir yapının üç bin yıl toprak altında korunması olağan koşullarda mümkün değildir. Ayrıca at, İlyada'da bile ayrıntılı anlatılmaz; sahnenin gelişmiş anlatımı sonraki dönem yazarlarındadır. Buna karşılık Troya kentinin kendisi gerçektir.
Hayır. 2004 yapımı Truva filminin çekimleri Malta ve Meksika'da yapıldı. Çanakkale'yle bağlantı, filmde kullanılan ahşap atın çekimlerden sonra şehre bağışlanmasıyla kuruldu.
Evet. Troya Ören Yeri ve Troya Müzesi ücretlidir; girişte Müzekart geçerlidir. Aynı kart Kilitbahir Kalesi ve Anadolu Hamidiye Tabyası'nda da geçer. Kordondaki at ise açık alanda ve ücretsizdir.
Kapalı günü yoktur, haftanın yedi günü açıktır. Yaz döneminde (1 Nisan - 1 Ekim) 08:30-20:00, kış döneminde (1 Ekim - 1 Nisan) 08:30-17:30 saatleri arasında ziyaret edilir. Gişe kapanıştan yarım saat önce satışı durdurur.
Yaklaşık 30 kilometre. Araçla ortalama yarım saat sürer. Ören yeri ile Troya Müzesi yan yanadır ve aynı ziyarette gezilir.
Ören yeri ve müze için toplam 2,5–3 saat gerçekçidir. Alan içindeki gezi güzergâhı yaklaşık 1 kilometredir.
Aynı tepe üzerinde üst üste kurulmuş dokuz yerleşim dönemi vardır. En eskisi Tunç Çağı'na, en yenisi Roma dönemine uzanır. Destandaki savaşın Troya VI'nın geç evresi ya da Troya VIIa'ya denk geldiği düşünülür.
Evet. Troya Arkeolojik Alanı UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndedir.
Gezilebilir. Ören yerindeki atın içine merdivenle çıkılabilmesi çocuklar için gezinin en ilgi çekici bölümüdür. Ancak zemin taşlı ve eğimlidir; bebek arabası zorlanır.